|
Bel çevresi ölçümü ve obesite
Bel çevresi
ölçümüne göre obezite değerlendirmesi aşırı kiloluk derecesini
belirlemekten çok kiloya bağlı sağlık sorunu hastalığı
gelişme olasılığını belirlemek için kullanılır. Aynı
model bel/kalça oranı hesaplanması şeklinde de
kullanılabilmektedir.Göbek
deliği seviyesinde ölçülen bel çevresi kadınlarda ideal olarak
80 santimetre, erkeklerde ise 94 santimetre ve altında
olmalıdır. Erkeklerde bu çevrenin 102
santimetreden, kadınlarda ise 88 santimetreden fazla olması
durumunda kiloya bağlı sağlık sorunları gelişme olasılığı
belirgin bir şekilde artmaktadır.Santral Obezite (“merkezi şişmanlık”) adı verilen ve PKO’da
sık görülen obezite paternini ortaya koymak için yapılan
bel-kalça ölçümünde bel/kalça oranının erkekte 1.0 ve
daha fazla olması, kadında ise 0.8 ve daha fazla olması da
kiloya bağlı sağlık sorunları gelişme olasılığı belirgin bir
şekilde artıran diğer bir durumdur. Amerika ve Avrupa’da obezite giderek yaygınlaşmaktadır ve bu
maalesef ülkemizde de böyledir. Amerika Birleşik Devletlerinin
verilerine göre bu ülkede yaşayan kadınların %25’i kilolu, %25’i
ise obez kategorisindedir.Obezitenin artmasının en muhtemel nedeni insanların sedanter
yaşam tarzı dediğimiz enerjinin fazla harcanmadığı bir yaşam
tarzı benimsemesi, öte yandan muhtemelen zaman sorunu nedeniyle
egzersiz yapmaya fazla zaman ayırmamasıdır. Sedanter yaşam tarzı
“iki kat için bile asansör kullanmak”, “bakkala bile arabayla
gitmek”, “faturalarımızı telefon veya internet kanalıyla
ödemek”, “akşam yürüyüş yapmak yerine, muhtemelen buna uygun
alan olmaması nedeniyle TV seyretmeyi tercih etmek” gibi farklı
şekillerde açıklanabilir. Bunlar bizim fazladan aldığımız
kalorileri harcamamamıza neden olan durumlardır.Çalışmalar, kadınlarda erkeklere göre obezitenin daha
fazla olduğunu göstermektedir. Bu fark özelikle ileri
yaşlarda daha da açılmaktadır. Bunun en muhtemel nedeni
kadınların doğal olarak “bazal metabolizma hızlarının”, yani
vücudun genel işlevlerinin sürmesi için gerekli en az en az
enerji ihtiyacının daha düşük olmasıdır. Menopoz dönemine giren
bir kadında yumurtlama sonrası dönemde artan kalori harcanımı da
devre dışı kaldığından bu durum daha da belirginleşir.Bazal Metabolizma, yani vücudumuzun “rölantide” çalışırken
harcadığı enerji yaşla birlikte azalma eğilimindedir. Bilimsel
veriler kadınlarda bu enerjinin 18 yaşından itibaren 10 yılda
bir %2 azaldığını göstermektedir. Kadınlar bu düşüş
nedeniyle günlük aldıkları besin maddeleri sabit kalsa bile her
yıl yaklaşık 0.4 kilogram almaktadırlar. Egzersiz
yapılarak günlük harcanan enerji miktarının artırılmasıyla bu
durum bertaraf edilebilir. Bu nedenle “benim yaşım geçti,
egzersiz neyime” anlayışını terk etmek, bunun yerine “yaşım
ilerledikçe kilomu korumak için daha fazla egzersiz yapmalıyım”
felsefesi benimsenmelidir. |