l ana sayfa l açılış sayfası yapın l favorilere ekleyin l iletişim
 
 
 
 
  Diamed'den haberler...
  Merkezimiz

Anlaşmalı Kurumlar
 
 
  Obesite...  
- Obesite nedir ?
- Obesitenin sonuçları ?
- Bel çevresi ölçümü ve obesite ?
- Orta dereceli ( %10 ) kilo kaybının sonuçları ?
 
 

Obesite nedir ?
Obezite, yani şişmanlık genel anlamda vücutta gereğinden fazla yağ dokusu depolanması şeklinde tarif edilebilir. Bir kişi günlük ihtiyacından daha fazla kalori aldığında fazla olan bu enerji yağ hücrelerinde trigliserit adı verilen maddeler şeklinde birikir.
Burada hemen obezite ile kilo fazlalığı arasındaki fark vurgulanmalıdır. Obezite vücuttaki yağ dokusunun gereksiz yere fazla olmasıyken kilo fazlalığı “ideal vücut ağırlığının“ üstünde olmak demektir.
Bir kişi ideal kilosunun üstünde olmasına rağmen şişman olmayabilir. Özellikle düzenli egzersiz yapma alışkanlığını sürdüren kadınlarda kas kitlesinin artışı vücut ağırlığının yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle kilo belirlenmesi yerine vücut yağ oranının saptanması bir kişinin obez olup olmadığının belirlenmesinde daha geçerli bir kriterdir.
Vücut yağ oranının saptanması en doğru şekilde insanın suya batırılarak (hidrodansitometre) vücut yoğunluğunun ölçülmesiyle gerçekleştirilir. Deneysel olarak en başarılı yöntem bu olmasına karşın, pratik olmaması nedeniyle klinik değerlendirmede kullanılamamaktadır. Bunun yerine cilt kalınlığı ölçümü veya diğer bazı teknikler veya aşağıda yer alan basit hesaplamalar kullanılmaktadır.

BMI (VKİ): vücut ağırlığı (kilogram) / boy (metre) kare

VKİ ( Vücut Kitle Endeksi ) ’ye göre kadınlar:

24.0-29.9 arası olanlar “kilolu”
30.0-40.0 arası olanlar “obez”
>40.0 olanlar ise “morbid (hastalık derecesinde) obez” olarak değerlendirilir.
 

VKİ ideal kiloyu değerlendirme açısından çok ideal bir yöntem değildir ve yaşla birlikte omurga kemik kütlesi azaldıkça VKİ’nin doğruyu yansıtma özelliği daha da azalır.

Obesitenin sonuçları
- Kronik kalp hastalıkları riski artar.
- Ateroskleroz riski artar.
- Hipertansiyon riski obez olmayanlara göre 3 kat artar.
- Tip 2 diyabet görülme riski artmaktadır.
- Depresyon ve gut a neden olabilir.
- Obezite ölümcül inme riskini arttırır.
- Obezlerde safra kesesi ve prostat kanseri riski artmıştır
- Siklus bozuklukları meydana gelebilir
- Polikistik over sendromu görülebilir
- Libido ve potansta azalma meydana gelebilir.
- Erkeklerde kolon, rektum ve prostat Ca riski artmıştır.
- Reflü özofajit ve hiyatus hernisi daha sıktır.
- Safra kesesi taşı, obezlerde 7 kat daha sıktır.

Bel çevresi ölçümü ve obesite
Bel çevresi ölçümüne göre obezite değerlendirmesi aşırı kiloluk derecesini belirlemekten çok kiloya bağlı sağlık sorunu hastalığı gelişme olasılığını belirlemek için kullanılır. Aynı model bel/kalça oranı hesaplanması şeklinde de kullanılabilmektedir.Göbek deliği seviyesinde ölçülen bel çevresi kadınlarda ideal olarak 80 santimetre, erkeklerde ise 94 santimetre ve altında olmalıdır. Erkeklerde bu çevrenin 102 santimetreden, kadınlarda ise 88 santimetreden fazla olması durumunda kiloya bağlı sağlık sorunları gelişme olasılığı belirgin bir şekilde artmaktadır.Santral Obezite (“merkezi şişmanlık”) adı verilen ve PKO’da sık görülen obezite paternini ortaya koymak için yapılan bel-kalça ölçümünde bel/kalça oranının erkekte 1.0 ve daha fazla olması, kadında ise 0.8 ve daha fazla olması da kiloya bağlı sağlık sorunları gelişme olasılığı belirgin bir şekilde artıran diğer bir durumdur. Amerika ve Avrupa’da obezite giderek yaygınlaşmaktadır ve bu maalesef ülkemizde de böyledir. Amerika Birleşik Devletlerinin verilerine göre bu ülkede yaşayan kadınların %25’i kilolu, %25’i ise obez kategorisindedir.Obezitenin artmasının en muhtemel nedeni insanların sedanter yaşam tarzı dediğimiz enerjinin fazla harcanmadığı bir yaşam tarzı benimsemesi, öte yandan muhtemelen zaman sorunu nedeniyle egzersiz yapmaya fazla zaman ayırmamasıdır. Sedanter yaşam tarzı “iki kat için bile asansör kullanmak”, “bakkala bile arabayla gitmek”, “faturalarımızı telefon veya internet kanalıyla ödemek”, “akşam yürüyüş yapmak yerine, muhtemelen buna uygun alan olmaması nedeniyle TV seyretmeyi tercih etmek” gibi farklı şekillerde açıklanabilir. Bunlar bizim fazladan aldığımız kalorileri harcamamamıza neden olan durumlardır.Çalışmalar, kadınlarda erkeklere göre obezitenin daha fazla olduğunu göstermektedir. Bu fark özelikle ileri yaşlarda daha da açılmaktadır. Bunun en muhtemel nedeni kadınların doğal olarak “bazal metabolizma hızlarının”, yani vücudun genel işlevlerinin sürmesi için gerekli en az en az enerji ihtiyacının daha düşük olmasıdır. Menopoz dönemine giren bir kadında yumurtlama sonrası dönemde artan kalori harcanımı da devre dışı kaldığından bu durum daha da belirginleşir.Bazal Metabolizma, yani vücudumuzun “rölantide” çalışırken harcadığı enerji yaşla birlikte azalma eğilimindedir. Bilimsel veriler kadınlarda bu enerjinin 18 yaşından itibaren 10 yılda bir %2 azaldığını göstermektedir. Kadınlar bu düşüş nedeniyle günlük aldıkları besin maddeleri sabit kalsa bile her yıl yaklaşık 0.4 kilogram almaktadırlar. Egzersiz yapılarak günlük harcanan enerji miktarının artırılmasıyla bu durum bertaraf edilebilir. Bu nedenle “benim yaşım geçti, egzersiz neyime” anlayışını terk etmek, bunun yerine “yaşım ilerledikçe kilomu korumak için daha fazla egzersiz yapmalıyım” felsefesi benimsenmelidir.

Orta dereceli ( %10 ) kilo kaybının sonuçları
- Tüm nedenlere bağlı ölümlerde %20 azalma
- Diyabete bağlı ölümlerde %30 azalma
- Açlık kan şekerinde %50 azalma
- Diyabete bağlı kanser nedeniyle görülen ölümlerde %40 azalma

 

Not: Yukarıda yazılı olan bilgiler , konuyla ilgili bir tanıtım amacını taşımaktadır. Eğer Obezite  konusunda size özel bilgiler istiyorsanız mutlaka doktorunuza danışmanız gereklidir. izmirdiamed.com  yukarıda verilen bilgilerden veya bu bilgilerin doktora başvurmadan kullanımından doğabilecek olan ( olumlu yada olumsuz ) her türlü  maddi ve manevi  sonuçlarından sorumlu değildir.

 
     


Her Hakkı Saklıdır © 2006 İzmirdiamed.com   
kullanım koşulları   Web Tasarım: Scala Martı Tanıtım